Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Açığa İmzanın kötüye Kullanılması Emsal Karar

KARAR ÖZETİ:

Açığa imzayı kötüye kullanma iddiası, ancak yazılı delil ile ispat edilebilir. Dosya kapsamında sanıkların savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediğinden sanıkların açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan beraatlarına karar verilmesi gerekmektedir.

İLGİLİ MAKALE:
Açığa İmzanın kötüye Kullanılması suçunun konusu, nitelikli halleri, manevi unsurları , suçun özel görünüş şekilleri ve cezasına ilişkin hazırladığımız makaleyi incelemek için tıklayınız:  Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu (TCK 209 Md.)

T.C.YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
2014/20302 ESAS- 2015/212 KARAR

KARAR :
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.

Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.

Somut olayda; katılanların, yurt dışında yaşayan …’ın evinde kiracı olarak oturdukları, evi kiraladıkları sırada iki adet boş kağıda ve iki tane senede borçlu olarak imza attıklarını, imza attıkları 15/01/2004 ödeme tarihli 1.000 Euro bedelli senette yer alan 1.000 Euro daki “1” rakamının “4” olarak yazılmak suretiyle, 15/12/2004 düzenleme tarihli ve 6.000 Euro bedelli senedin ise boş olduğu halde doldurularak icra takibine konulduğunu, ayrıca imzalamış oldukları iki adet boş kağıdın da 1.000 Euro ve 2.000 Euro’luk sözleşme senedi şeklinde düzenlenerek craya konulduğunu iddia ederek şikayetçi oldukları, .. Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 16/09/2009 tarih BLG-2009/1995 Uzmanlık sayılı raporda, borçlusu …, alacaklısı … olarak düzenlenmiş, 01/09/2004 tanzim, 15/11/2004 ödeme tarihli “4.000” Euro’luk senedin rakamla değer gösteren hanesindeki “4” rakamının altında evvelce “1” rakamının olduğu, bilahare “1” rakamının sürşarj yöntemi ile “4” rakamına çevrilerek senet değerinin 1.000 Euro’dan 4.000 Euro’ya yükseltilmiş olduğunun tespit edildiği, … İcra Dairesinin 2006/518 Sayılı dosyasına ait belgelere göre … vekili tarafından 1.000 Euro ve 2.000 Euro bedelli sözleşme senetlerine dayanılarak … ve … aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip borçluları tarafından icra dosyalarında herhangi bir itirazda bulunulmadığı, … İcra Müdürlüğünün 2006/28 Sayılı dosyasında … vekili tarafından 4.000 Euro ve 6.000 Euro bedelli bonolara dayanılarak … ve … aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu suretle her ne kadar sanıkların açığa imzayı kötüye kullanma, suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, İcra takip dosyalarından da anlaşılacağı üzere katılanların icra takibi sırasında takibe herhangi bir itirazları bulunmadığı, açığa imzanın kötüye kullanma iddiasının ancak yazılı delil ile ispat edilebilecek olması göz önüne alındığında, sanıkların savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediğinden sanıkların açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan beraatlarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

1-)Sanıklar hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde,Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

2-)Sanık … hakkında bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

a-)TCK’nın 156/1. maddesinde düzenlenen “bedelsiz senedi kullanma” suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, dosya içerisindeki tebligat parçasından ödeme emrinin 27.03.2006 tarihinde tebliğ olunduğunun anlaşıldığı, şikayet tarihinin ise 18.03.2009 tarihi olduğu, bu itibarla altı aylık şikayet süresi geçtiğinden dava şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak kamu davasının üşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
B-)Sanığın, … Laboratuvarı raporunda belirtildiği şekilde, senet değerinin 1.000 Euro’dan 4.000 Euro’ya çevirerek senedi icra takibine koymak suretiyle menfaat temin ettiğinin sabit olmasına rağmen hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılanların temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?