Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Çocukların Cinsel İstismarı (TCK 103. md.)

Son yıllarda çocuklara yönelik olan cinsel istismar tüm kültürlerde ve tüm sosyal sınıflarda sıklıkla görülmeye başlamıştır. Çocukların cinsel istismara maruz kalmaları onlar için, bu suça teşebbüs eden saldırgan için ve de toplum için psikolojik ve sosyal sonuçları, yasal ve ahlaki boyutları ve yaptırımları olan bir sorundur.

5237 sayılı TCK’nın 103.maddesinde çocukların cinsel istismarı düzenlenmiş olup, bu maddenin birinci fıkrasında Çocukların cinsel istismarı suçunun basit şekli düzenlenmişken diğer fıkralarda nitelikli hali düzenlenmiştir.

SUÇUN MADDİ UNSURLARI NELERDİR?

FAİL
 
Bu suçun faili herkes olabilir. Yaşla ilgili herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir. 80 yaşındaki kişide 17 yaşındaki kişide bu suçun faili olabilir. Bu suç için farklı cinslerde olmak zorunda değildir. Erkek erkeğe karşı ya da bayan başka bir bayana karşı bu suçu işleyebilir. Örneğin 60 yaşındaki bir erkek 12 yaşındaki bir erkeğe veya 14 yaşındaki bir kıza yönelik cinsel eylemleri bu suçu teşkil edebilir.

MAĞDUR
 
Bu suçun oluşabilmesi için mağdurun belirli bir yaşın altında olması gerekmektedir.  Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye göre on sekiz yasına kadar her insan çocuk sayılır. Bu nedenle ancak 18 yaşını doldurmamış kişiler bu suçun mağduru olabilir.18 yaşından büyük kişilerin mağdur olması halinde TCK Madde 102 CİNSEL SALDIRI suçu gerçekleşmiş olur. Mağdurun 18 yaşından küçük olsa da, evlenme veya mahkeme kararıyla ergin sayılmış olabilir, ancak bunun bir önemi yoktur. Bu kişilere karşı yapılan cinsel fiiller de çocukların cinsel istismarı kapsamında değerlendirilir. Mağdurun evli veya bekar olması da suçun niteliğini değiştirmez.

Çocukların cinsel istismarı suçunda mağdurun yaşı, hangi suçun oluşacağında ve verilecek cezanın miktarının belirlenmesinde önem arz etmektedir. Bu kapsamda TCK’nın 103. Maddesi 18 yaşını tamamlamayan bireyler açısından üçlü bir ayrım yapmıştır. Bu düzenleme şu şekildedir;

15 Yaşını Tamamlamamış Çocuklar için kanun koyucu, çocuğun kendisine karşı yapılan cinsel davranışlara karşı rızasının olamayacağını kabul etmiştir. Bu yaştaki çocuğa karşı yapılan cinsel eylemlerin, çocuğun rızası olsa dahi cebren yapıldığı kabul edilir. Aynı şekilde mağdur çocuğun 12 yaşından küçük olması cezayı arttıran nedenlerdendir.

15 Yaşını Tamamlamış Algılama Yeteneği Gelişmemiş Çocuklar için kanun koyucu, çocuğun kendisine karşı yapılmış cinsel davranışın sonuçlarını anlayabilme yeteneğine sahip olmayan çocuklar olarak değerlendirmiştir. Kural olarak 15 yaşını tamamlamış çocukların “fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını” algılama yeteneğinin araştırılmasına gerek olmasa da aksinin iddia edilmesi halinde  adli tıp dan rapor alınması gerekmektedir. Bu çocuklara karşı yapılan cinsel davranışlar da mağdurun rızasına bakılmaz.

15 Yaşını Tamamlamış Algılama Yeteneği Gelişmiş Çocuklar için kanun koyucu, çocuğun kendisine karşı yapılan cinsel davranışların mahiyetini anlama ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğine sahip çocukların cinsel özgürlüğünün olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle çocuğun rızası dahilinde yapılmış  cinsel davranışlar TCK 103.Maddede ifade edilen “Çocukların Cinsel İstismarı Suçunu” oluşturmaz.

Ancak, Cinsel davranış çocuğun rızası dahilinde cinsel ilişki boyutuna varmış ise TCK madde 104 “Reşit Olmayanlarla Cinsel İlişki Suçu” gerçekleşir. Ancak bu durumda çocuğun iradesinin hile, tehdit ve cebirle etkilenmemiş olması gerekir. İradesini etkileyen hile, tehdit ve cebir olması durumunda (örneğin aşırı alkol veya uyuşturucu kullandırılması, içeceğine ilaç atılması, çocuğun tehdit edilmesi vb.) rızanın olmadığı kabul edilir ve TCK’nun 103. maddesi uyarınca “Çocukların Cinsel İstismarı Suçu” işlenmiş olur. Bu suçlardan dolayı mağdur olan ve iftira sonucu ya da yanılgı sonucu bu suçun faili olanların  deneyimli bir kayseri ceza avukatından hukuki yardım alması gerekmektedir.

 

BASİT CİNSEL İSTİSMAR SUÇU NEDİR? (TCK md.103/1)

 

5237 sayılı TCK’nun 103.maddesi, çocuklara yönelik cinsel istismarı 15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış veya 15 yaşını tamamlamış çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile ile iradeyi etkileyerek gerçekleştirilen cinsel davranışların anlaşılacağını ifade etmiştir.

ÇOCUĞA KARŞI BASİT CİNSEL SALDIRI SUÇU NASIL OLUŞUR?

1. ÇOCUĞA YÖNELİK FİZİKİ TEMAS OLMASI GEREKİR

Sadece uzaktan sözle yapılan davranışlar ve hareketler (örn. cinsel uzvunu gösterme) “cinsel taciz” suçunu oluşturur. Ancak bedensel temas mağdur ve sanık arasındaki cinsel arzuları tatmine yönelik olmalıdır. Örneğin yanlışlıkla elin göğse çarpması gibi durumlarda bu suç oluşmayacaktır.

2. HAREKET CİNSEL İLİŞKİ BOYUTUNA ULAŞMAMALIDIR

Eğer cinsel davranış vücuda organ veya cisim sokma biçiminde ise basit cinsel saldırı suçu oluşmayıp, “NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI” suçu oluşur ve TCK md. 103/2 kapsamında nitelikli hal olarak değerlendirilir. Bu iki suç arasındaki en önemli fark vücuda organ veya cismin girip girmediğidir.

3. 15 YAŞINI TAMAMLAMIŞ ALGILAMA YETENEĞİ GELİŞMİŞ ÇOCUĞUN RIZASININ OLMAMASI GEREKİR

Daha öncede belirtildiği üzere, 15 yaşını tamamlamamış ve 15 yaşını tamamlamakla birlikte algılama yeteneği gelişmemiş çocukların rızalarının olmadığı kabul edilir. Bu nedenle bu çocuklarda rıza önemli değildir. Ancak bu suçun oluşmasına engel olan bir husus, 15 yaşını tamamlamış ve algılama yeteneği gelişmiş çocukların rızalarının olmasıdır.

Bu çocuklara karşı yapılmış cinsel eylemler, çocuğun geçerli rızası dahilinde cinsel ilişki boyutuna ulaşmışsa TCK  md. 104  uyarınca “ Reşit Olmayanlarla Cinsel İlişki” suçu oluşacaktır.

15 yaşını tamamlamış algılama yeteneği gelişmiş çocuğun rızanın olup olmadığı her somut olayın özelliğine göre belirlenmelidir. Bazen başta olmayan rıza sonradan oluşabilir. Mağdur daha sonra kendi rızasıyla devam edebilir. Bazen de başta olan rıza sonradan ortadan kalkabilir. Bu durumda rızanın ortadan kalktığı andan itibaren suç gerçekleşmeye başlar.

En önemli husus rızanın cinsel temasın her aşamasında var olmasıdır. Ancak fail mağdurun kendisine veya yakınlarına tehditte bulunarak mağduru ırza geçme fiilini kabul etmek zorunda bırakabilir.

Fail hileli hareketlerle de mağdurun iradesini sakatlayabilir. Bu duruma örnek olarak failin kendisini doktor olarak tanıtıp mağduru muayene ediyor gibi göstermesi ya da mağdurun içkisine ilaç katılması gibi örnekler iradeyi hile ile sakatlamaya örnek olarak gösterilebilir. Bu şuçta sanık ya da mağdur durumundaki kişilerin deneyimli bir kayseri ceza avukatından hukuki yardım alması şiddetle tavsiye edilir.

NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMAR SUÇU NEDİR? (TCK md.103/2)

Cinsel saldırının vücuda organ veya sair bir cisim sokulması ile gerçekleştirilmesi halinde cinsel saldırı suçunun nitelikli hali gerçekleşir. Basit cinsel suçu ile arasındaki en önemli fark ise gerçekleştirilen davranışın cinsel arzuları tatminine yönelik olma şartı aranmamasıdır.

Vücuda organ veya cisim sokulan yerin cinsel organ olması şart değildir. Başka yollardan sokmak suretiyle de gerçekleşebilir. Bu suç kız çocuğuna karşı işlenebileceği gibi erkek çocuğa karşı da işlenebilir. Suçun oluşması için vücudun cinsel obje olarak kullanılan bölümüne organ veya cismin girmesi yeterlidir. Ne kadar girdiğinin önemi bulunmamaktadır. Girip girmediği belli değilse, bu durumda şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereği girmediği kabul edilir.

ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARININ NİTELİKLİ HALLERİ NELERDİR?

TCK’nun 103. maddesinin 3 ve devamı fıkralarında bu suçun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli halleri belirtilmiştir.

1. MAĞDUR İLE FAİL ARASINDA AKRABALIK BAĞININ BULUNMASI

Suçun; anne, baba, dede, büyükanne gibi üst soy; kardeş gibi ikinci derece; amca, hala, dayı gibi üçüncü derece kan hısımları veya üvey baba,  evlat edinen tarafından işlenmesi ceza artırım sebebidir. Kanun koyucu hısımlık ilişkisinin faile kolaylık, mağdur üzerinde nüfuz ve güç sağlayacağını ve mağdurun faile güvenini sağlayacağını düşünerek böyle bir artırım yapmıştır. Bu artırım nedeninin uygulanabilmesi için failin, eylemi gerçekleştirmeden önce böyle bir hısımlık ilişkisi olduğunu biliyor olması gerekmektedir.

2. SUÇUN VASİ, EĞİTİCİ, ÖĞRETİCİ, BAKICI, KORUYUCU AİLE VEYA SAĞLIK HİZMETİ VEREN YA DA KORUMA, BAKIM VEYA GÖZETİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNAN KİŞİLER TARAFINDAN İŞLENMESİ

Eğitim ve öğretim işiyle uğraşan kişiler, örneğin okulda, evde özel ders verilmesi esnasında veya kurslarda eğitim öğretim işi ile ilgilenen bu kişilerin bu statülerini kötüye kullanarak daha kolay cinsel istismar yapabileceği değerlendirildiğinden bu konumda olanların cezası arttırılmıştır.

Ebe, hemşire ve doktor gibi çocukla ilgili sağlık hizmeti veren kişilerin muayene ederken ve tedavi uygularken kendisine verilen güveni kötüye kullanması ceza artırım sebebi olarak düzenlenmiştir.

Çocuğun, çocuk bakım evi, kreş, kamp gibi yerlere veya şahsa bırakılması durumunda bakmakla ve gözetimle sorumlu olan kişinin, kendisine verilen güveni kötüye kullanarak cinsel istismarda bulunması durumunda cezası artırılacaktır.

3. SUÇUN KAMU GÖREVİNİN VEYA HİZMET İLİŞKİSİNİN SAĞLADIĞI NÜFUZUN KÖTÜYE KULLANILMAK SURETİYLE İŞLENMESİ

Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması da diğer bir artırıcı nedendir. Önemli olan husussa, ilişkinin faile bir üstünlük ve başkaları üzerinde etkili olmasını sağlaması ve bu etkinin kötüye kullanılmasıdır.

4. SUÇUN BİRDEN FAZLA KİŞİ TARAFINDAN VE İNSANLARIN TOPLU OLARAK BİR ARADA YAŞAMA ZORUNLULUĞUNDA BULUNDUĞU ORTAMLARIN SAĞLADIĞI KOLAYLIKTAN FAYDALANMAK SURETİYLE İŞLENMESİ

Suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi kanunda ceza artırım nedeni olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme 08.07.2005 tarihinde 5377 sayılı yasayla yapılan değişiklikle getirilmiş olduğundan bu tarihten sonra işlenen suçlarda ceza artırım nedeni olarak kabul edilecektir. Birden fazla kişi tabiriyle ifade edilen birden fazla failin bulunması durumudur. Ayrıca suç insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğu bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlendiğinde verilen cezada da artırım uygulanacaktır.

5. CİNSEL İSTİSMAR SUÇUNUN 15 YAŞINDAN KÜÇÜKLERE VEYA 15 YAŞINDAN BÜYÜK OLUP ALGILAMA YETENEKLERİ GELİŞMEMİŞ ÇOCUKLARA KARŞI CEBİR VEYA TEHDİT KULLANMAK SURETİYLE İŞLENMESİ

Cebir, fiziksel olarak zor kullanma eylemidir. Mağdurun direncini yok ederek savunmasız bırakma durumu söz konusudur. Cebrin suç konusu eylemin devamı boyunca kullanılmasına gerek olmayıp, mağdurun başlangıçtaki direncinin kırılması da yeterlidir. Cebrin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek bir durum alması halinde aynı zamanda kasten yaralamadan da ceza verilir.

Tehdit ise mağdurun kötü sonuç doğuracak başka bir suçla korkutulmasıdır. Tehdidin ise cinsel istismar suçunu işlemek amacıyla kullanılması gerekir.

  

ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARININ NETİCE SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ HALLERİ

1. CİNSEL İSTİSMAR İÇİN UYGULANAN CEBRİN KASTEN YARALAMA SUÇUNUN AĞIR NETİCELERİNE SEBEP OLMASI 

Mağdur çocuğa uygulanan cebir basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek seviyeyi aşarsa, fail ayrıca “Kasten Yaralama” hükümlerine göre cezalandırılır. Ancak failin asıl amacı cinsel istismar suçunu gerçekleştirmek olmalıdır. Failin amacı cinsel istismarla birlikte faili yaralamaksa, netice sebebiyle ağırlaştırılmış suç hükümleri uygulanmaz.

2. MAĞDURUN BEDEN VE RUH SAĞLIĞININ BOZULMASI

Cinsel istismar neticesinde çocuğun AIDS, frengi vb. hastalıklara yakalanması, çocuk yapamayacak duruma gelmesi veya ruh sağlığının kalıcı olarak bozulması bu kapsamdadır. Mağdurun failden kaçmak için yüksekten atlayarak kendine zarar vermesi veya cinsel istismar sonrasında intihar etmesi beden ve ruh sağlığının bozulması kapsamında değerlendirilmez.

3. MAĞDURUN BİTKİSEL HAYATA GİRMESİ VEYA ÖLMESİ

Mağdurun cinsel istismar neticesinde ölmesi veya bitkisel hayata girmesi cinsel istismarın netice sebebiyle ağırlamış halidir. Failin cinsel istismar kastıyla hareket etmesi gerekir, insan öldürmek kastı ile hareket ediyorsa bu cezaya ait hükümler uygulanmaz. Fail cinsel istismar sonucunda suç ortaya çıkmasın diye mağduru öldürmüşse hem cinsel istismar suçundan hem de nitelikli adam öldürme suçundan yargılanır.

ŞUÇUN MANEVİ UNSURU

 

Bu suç kasten işlenebilen bir suç olup, taksirle işlenmesi mümkün değildir. Bu suçun basit şeklinin işlenmesi için, failin cinsel arzuları tatmin amacıyla hareket etmesi gerekmektedir. Ancak suçun nitelikli halinde failin vücuda organ veya sair cisim sokma kastının olması yeterlidir. Ayrıca 15-18 yaş arasında algılama yeteneği gelişmiş kişilere karşı bu fiiller işlendiğinde, söz konusu kişinin geçerli rızasının olması bu suçun oluşumuna engeldir.

 

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ

TEŞEBBÜS

Hem basit hem de nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs mümkündür. Fail icra hareketlerine başlamış ancak herhangi bir engel olmadan bu hareketlerden vazgeçmişse, o zamana kadar işlemiş olduğu eylem bir suç oluşturmuşsa, bu suçtan cezalandırılacaktır.

Teşebbüste, failin amacının basit cinsel saldırı mı yoksa nitelikli cinsel saldırı mı olduğunun tespiti önem arz etmektedir. Bu durumda failin ve mağdurun beyanları, olay öncesi yaşanan süreçler önem arz etmektedir. İYİ BİR CEZA AVUKATINDAN bu süreçte hukuki yardım alınması, mağduriyetin büyümemesi açısından önem arz etmektedir.

İŞTİRAK

Bu suçu mağduru tutan, direncini kıran, cinsel saldırı suçunu bizzat gerçekleştiren, bu suçun işlenmesine azmettiren veya yardım eden kimse bu suça iştirak etmiş sayılır.

YAPTIRIM

Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.

Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Suçun nitelikli hallerinde ceza yarı oranında arttırılır. Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Çocukların cinsel istismarı suçunda, mağdur veya sanık olan kişilerin iyi ve tecrübeli bir ceza avukatı ile süreci yönetmesi menfaatlerine olacaktır. Zira ceza davaları karışık ve önemli davalardır. Arslan Hukuk olarak ceza davalarında en iyi şekilde profesyonel destek almanız önceliğimizdir.

Arslan Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu Kayseri ve Pınarbaşı ceza avukatı olarak, zimmet suçu gibi ceza hukuku kapsamında giren ceza davalarında müvekkillerine hizmet vermektedir.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

Kategoriler

Diğer Yazılar

Yağma (Gasp) Suçu
03.11.2020
Yağma Suçu – Kesin Delil
03.11.2020
Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 141)
14.10.2020
Mirasın Hükmen Reddi (TMK md.605-618)
28.09.2020
WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?