Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Hırsızlık Suçu ve Cezası (TCK 141)

TCK ‘nın 141. maddesinde hırsızlık suçunun temel hali “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” denilmek suretiyle cezai yaptırıma tabi tutulmuş, yine TCK’nın 142 ve 143. maddelerinde nitelikli hali, 144 ve 146. maddelerinde daha az cezayı gerektiren haller ve 147.maddesinde cezasızlık nedenleri düzenlenmiştir.

Hırsızlık suçuyla korunan hukuki yarar, madde metninde “zilyedin rızası olmadan” denilmek suretiyle, zilyetlik ve buna bağlı haklardır. Zilyetliğin fiili hakimiyet ve zilyet olma iradesi olmak üzere iki unsuru vardır. Bir eşya üzerinde fiziki olarak hakimiyet kuran ve bu yönde davranma iradesi bulunan kişiler zilyettir. Hırsızlık suçuyla zilyedin zilyetliğindeki taşınır malı ve zilyetlik haklarının korunması amaçlanmıştır.

FAİL

Hırsızlık suçu temel hali itibariyle fail açısından özellik göstermez, gerçek kişiler bu suçun faili olabilir. Tüzel kişilerin lehine hırsızlık suçunun işlenmesi durumunda TCK madde 169 uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

Ancak Türk Ceza Kanunu fail ile mağdur arasındaki yakınlığa göre şahsi cezasızlık ve indirim sebebi öngörmüştür. Bu maddeye göre, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.  Bu suçun, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

MAĞDUR

Hırsızlık suçunun mağduru, zilyetliğinde bulunan malı çalınan kişidir. Zilyet malik olabileceği gibi malikten başka bir kimse olması da söz konusu olabilir. Bu hallerde mağdur zilyettir. Hırsızlık suçunun mağduru belli olmalıdır. Mağdurun tespit edilemediği durumlarda ancak deliller ve failin ikrarı söz konusu ise hırsızlık suçundan hüküm kurulabilir. Aksi halde mağduru belirlenemeyen durumlarda bu suçtan hüküm kurmak mümkün değildir. Mağdurun zilyetliği hukuka uygun şekilde elde etmiş olması aranmaz.

SUÇUN KONUSU

Suçun konusu başkasına ait taşınır bir maldır. Sahipsiz mallar ve terk edilmiş mallar ise suçun konusunu oluşturmazlar. Mağdur tarafından kaybedilen bir mal hırsızlık suçunun konusunu oluşturmaz. İnsan bedeninden ayrılmış organ veya kan ve vücuda takılan yapay parçalar, protezler hukuken mal sayılır ve bu suçun konusunu teşkil edebilir. Ayrıca ekonomik değer taşıyan her türlü enerji bu suçun konusunu oluşturabilir.

Taşınır mal terimini ceza hukuku içinde daha farklı anlamak gerekir. Burada malın hukuki niteliğinde çok bulunduğu yerden alınması ya da alınabilir hale getirilmesinin mümkün olması yeterli olacaktır. Sökme, parçalama yoluyla sabitlendiği yerden alınan bir mal da taşınır kabul edilecektir.

Hırsızlık suçunun oluşması için sadece malın ekonomik olarak değerinin olması şart değildir. Manevi değeri olan bir taşınır malda hırsızlık suçunun konusunu oluşturabilir. Suçun konusu malın ekonomik değerinin çok az olması ya da olmaması halinde, cezada indirim ya da hiç ceza verilmemesi söz konusudur.

Elbirliğiyle mülkiyete veya paylı mülkiyete konu bir malda, malın zilyetliği kendisinde olmayan ortağın kendisine veya başkasına menfaat sağlamak amacıyla malı zilyedinde bulunduranın rızası olmaksızın alan kişide aynı şekil de bu suçun faili olur. Bu durumda suçun takibi şikâyete tabidir.

İlgili Kararı İnceleyin >>  Hırsızlık Suçu ve Etkin Pişmanlık

HAREKET-SONUÇ

Hırsızlık suçu serbest hareketli bir suçtur. Kişinin zilyetliğinde bulunan malın, rızası olmaksızın bulunduğu yerden alınması ve fail tarafından suça konu mal üzerinde egemenlik kurulmuş olması gerekmektedir.

Taşınır malı zilyedinin rızası olmaksızın bulunduğu yerden alan kişi, o mal üzerinde serbestçe tasarruf edemiyorsa hırsızlık suçu teşebbüs aşamasında kalmış sayılır.

Hırsızlık suçunun meydana gelmemesi için, zilyedin rızası en geç alma fiilinin gerçekleştiği anda olmalıdır. Malın alınmasından sonra gösterilen rızanın geçerliliği yoktur.Rıza gösterenin ise ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.

HIRSIZLIK SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ NELERDİR?

Hırsızlık suçunun nitelikli halleri Türk Ceza Kanunu’nun 142.maddesinde düzenlenmiştir.

HIRSIZLIĞIN KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA VEYA İBADETE AYRILMIŞ BULUNAN YERLERDE YA DA KAMU YARARINA VEYA HİZMETİNE TAHSİS EDİLMİŞ EŞYA HAKKINDA HIRSIZLIK

Kamu yararına tahsis edilen eşyanın mutlaka devlet kurum ve kuruluşlarına ait olması gerekmeyip, suça konu eşyanın fiziken kamu kurum ve kuruluşlarında bulunması yeterlidir.

Yine ibadet yerlerinden çalınan eşyalarında ibadet yerine ait olması gerekmez. Orada ibadete gelen kişilere ait malın çalınması halinde de hırsızlık suçunun nitelikli hali oluşur. Yine fail hırsızlık fiilini işlerken ibadet yerine girmesi gerekmez. Dışardan da ibadet yerinde bulunan bir malı çalması halinde hırsızlık suçunun nitelikli hali oluşur.

HERKESİN GİREBİLECEĞİ BİR YERDE BIRAKILMAKLA BİRLİKTE KİLİTLENMEK SURETİYLE YA DA BİNA VEYA EKLENTİLERİ İÇİNDE MUHAFAZA ALTINA ALINMIŞ EŞYA HAKKINDA HIRSIZLIK

Nitelikli halin oluşması için, suça konu malın herkesi girebileceği yerde olması gerekir. Ancak herkesin girebileceği, umuma açık yerlerde eşya kilit altına alınmamış ise nitelikli hal gerçekleşmez. Nitelikli halin gerçekleşmesi için, suça konu eşyanın kilitli bir şekilde muhafaza ediliyor olması gerekir.

Bina veya eklentileri içinde bulunan malın çalınması nedeniyle nitelikli halin oluşması için çalınan malın kilitli bir şekilde muhafaza edilmesi şart değildir. Yine tamamlanmamış inşaat halindeki yapılar bina olarak sayılmadığından hırsızlık suçunun nitelikli hali için aranan şartlar arasında değildir.  Hırsızlığın yapıldığı binanın konut ya da iş yeri olmasının önemi olmadığı gibi, bina veya eklentilerine fiziken girilmesi de gerekmez.

HIRSIZLIĞIN HALKIN YARARLANMASINA SUNULMUŞ ULAŞIM ARACI İÇİNDE VEYA BU ULAŞIM ARAÇLARININ BELLİ VARIŞ VEYA KALKIŞ YERLERİNDE BULUNAN EŞYA HAKKINDA HIRSIZLIK

Hırsızlık suçunun nitelikli halinin oluşmasında belirli yöne giden, eşya veya yolcu taşıyan aracın kamu kurumuna ya da özel kişiye ait olmasının herhangi bir önemi yoktur.

Ulaşım araçlarının varış ve kalkış yerlerinde bulunan eşyaların, hırsızlık suçunun nitelikli halinin oluşması için kilit altına alınması gerekmez.

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için eşyanın kime ait olduğunun bir önemi yoktur. Halkın kullanılmasına sunulan ulaşım aracı içinde veya o aracın varış veya kalkış yerlerinde işlenmesi yeterlidir.

BİR AFET VEYA GENEL BİR FELAKETİN MEYDANA GETİREBİLECEĞİ ZARARLARI ÖNLEMEK VEYA HAFİFLETMEK MAKSADIYLA HAZIRLANAN EŞYA HAKKINDA HIRSIZLIK

Nitelikli halin oluşması için, suça konu eşyanın bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanmış olması gerekmektedir. Bu eşyanın kilit altında veya açıkta olmasının önemi yoktur. Suça konu eşyanın afet bölgesine gidip gitmediğinin de önemi yoktur. Suçun işlenmesi esnasında afet veya felaketin gerçekleşmiş olması da  zorunlu değildir.

ADET VEYA TAHSİS VEYA KULLANIMLARI GEREĞİ AÇIKTA BIRAKILMIŞ EŞYA HAKKINDA HIRSIZLIK

Hırsızlık suçunun nitelikli halinin oluşumu için eşyanın açıkta bırakılması yeterli değildir. Bu eşyaların adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış olması gerekir. Tahsis edilecek eşyaya parkta bulunan fiskiyelerin çalınması örnek olarak verilebilir.

Açıkta bırakılmaktan anlaşılan ise, genel veya kamuya açık olan yerlerdir. Ve bu yerlerde malın çalınmasına engel olacak tedbir, gözetim veya engelin bulunmaması gerekir.

SUÇUN DAHA AĞIR CEZAYI GEREKTİREN NİTELİKLİ HALLERİ

KİŞİNİN MALINI KORUYAMAYACAK DURUMDA OLMASINDAN VEYA ÖLMESİNDEN YARARLANARAK HIRSIZLIK YAPILMASI

Kişinin geçirmiş olduğu bir kaza ya da geçici olarak sağlık nedenleriyle malını koruyamayacak hale gelmesi gerekmektedir. Failin kalıcı bir hastalığa (körlük vb.) sahipse, bu kişiye karşı yapılan fiil hırsızlığın nitelikli haline vücut vermez. Diğer bir deyişle mağdurun birdenbire gelişen olaylar sebebiyle malını koruyamayacak duruma gelmesi gerekir.

Kişinin ölmesi sonucu yapılan hırsızlıkta ise ölüye karşı hırsızlık suçu meydana gelmese de mirasçılarına karşı suç oluşmaktadır. Ancak mağdurum fail tarafından öldürülmesi durumunda hırsızlık suçundan ve nitelikli halinden bahsetmek mümkün değildir.

Mağdurun malını koruyamayacak duruma gelmesine, kendi iradesiyle sebep olunması halinde de hırsızlık suçunun nitelikli hali uygulanmaz.

ELDE VEYA ÜSTTE TAŞINAN EŞYAYI ÇEKİP ALMAK SURETİYLE YA DA ÖZEL BECERİYLE HIRSIZLIK

Suça konu eşyanın elde veya üstte taşınması gerekmektedir. Bu suçu yağma suçundan ayıran temel fark ise yağma suçunda, karşılıklı çekişme esnasında failin mağdura karşı cebir veya tehdit kullanmasıdır.

Fail hareket, ses veya dokunma yolu ile mağdurun dikkatini dağıtarak, eşyayı çalması hali de mağdurun özel becerisi olarak kabul edilmiş ve hırsızlık suçunun nitelikli hali kabul edilmiştir.

DOĞAL BİR AFETİN VEYA SOSYAL OLAYLARIN MEYDANA GETİRDİĞİ KORKU VEYA KARGAŞADAN YARARLANARAK HIRSIZLIK

Doğal afetin ve toplumsal olayların sebep olduğu kargaşa nedeniyle kişilerin sahip oldukları eşyalar üzerindeki kontrolü azalmaktadır. Bu zafiyetten yararlanılarak hırsızlık suçunun işlenmesi hali nitelikli hal kabul edilmiştir. Suçun nerede işlendiğinin bir önemi yoktur. Asıl olan failin doğal bir afet veya toplumsal olayın meydana getirdiği korku ve kargaşadan faydalanarak hırsızlık suçunu işlemesidir.Bu suçun mağdurunun başına doğal afet gelen bir kimse olması gerekmez.

HAKSIZ YERE ELDE BULUNDURULAN VEYA TAKLİT ANAHTARLA YA DA DİĞER BİR ALETLE KİLİT AÇMAK VEYA KİLİTLENMESİNİ ENGELLEMEK SURETİYLE HIRSIZLIK

Bu suçun oluşması için kilit altında bulunan eşyanın kilidinin açılması suretiyle hırsızlığın yapılması gerekmektedir. Kilidin kırılması yada bozularak devre dışı bırakılması halinde hırsızlık suçunun nitelikli hali oluşmaz. Bu suçun oluşması için haksız şekilde elde bulundurulan gerçek anahtar, taklit anahtar ya da başka bir alet kullanılarak kilidin açılması gerekmektedir.

BİLİŞİM SİSTEMLERİNİN KULLANILMASI SURETİYLE HIRSIZLIK

Bilişim sistemi kullanmak suretiyle bir kimseyi aldatmak ya da kandırmak durumunda hırsızlık değil dolandırıcılık suçu gerçekleşir. Bilişim sistemi yoluyla işlenen hırsızlık suçunda, mağdurun dijital ortamda bulunan malının mağdur dışında başka bir kişinin hesabına veya zilyetliğine geçirilmesi söz konusudur.

TANINMAMAK İÇİN TEDBİR ALARAK VEYA YETKİSİ OLMADIĞI HALDE RESMİ SIFAT TAKINARAK YAPILAN HIRSIZLIK

Failin suç işlediği sırada tanınmasını engelleyerek yakalanmasını imkânsız hale getirmek için üzerinde her türlü değişikliği yapmasıdır. Yine kişinin kamu görevlisi sıfatının verdiği kolaylıktan yararlanarak hırsızlık suçunu işlemesi hali de nitelikli hal olarak belirtilmiştir. Ancak kamu görevlisi sıfatını kullanan failin kamu görevlisi olmaması gerekir. Failin takındığı sıfat resmi değilse nitelikli hal uygulanmaz.

Failin mağduru resmi sıfat kullanarak kandırması ve mağdura ait eşyayı alması halinde DOLANDIRICILIK suçu gerçekleşir. Ancak irade sakatlığı olmadan ve mağdurun rızası olmadan mağdura ait eşyanın alınması halinde HIRSIZLIK suçu oluşur.

YÜK VEYA KÜÇÜK BAŞ HAYVAN HAKKINDA YAPILAN HIRSIZLIK

Büyük veya küçükbaş hayvanın çalınması söz konusu olabileceği gibi bu hayvanlara ait süt, yün veya bedeninden ayrılmamış bir ürünün çalınması da hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Bu suçun oluşması için hayvanın canlı olması gerekmektedir.

SUÇUN MANEVİ UNSURU

Hırsızlık suçu genel kastla işlenen suçtur. Hırsızlık suçunun oluşması için failin aldığı malın başkasına ait olduğunu bilmesi gerekir. Failin malın kime ait olduğu hususunda hataya düşmesi hırsızlık suçunun oluşması açısından dikkate alınmaz.

Hukuka Uygunluk Nedenleri

Yetkili bir merciin emrinin yerine getirilmesi (CMK uyarınca elkoyma), zorda kalma (yangını söndürmek için başkasının eşyasını alma) ve meşru savunma (saldırganı durdurmak için elinden silahı alma) hukuka uygunluk nedenleri bu suç bakımından uygulanabilir.

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ

TEŞEBBÜS

Hırsızlık suçu failin başkasının zilyetliğindeki bir malı izinsiz olarak alması yani kendi egemenlik alanına sokması ile tamamlanır. Suçun teşebbüste kalması için failin icra hareketlerinin başlaması ancak o malı kendi egemenlik alanına geçirmemesi gerekir.. Malı alıp götürmeye çalışan failin kesintisiz olarak takip edilmesi ve yakalanması durumda suç teşebbüs aşamasında kalır. Çünkü fail zilyetliğini tesis edememiştir. Ancak fail zilyetliği tesis etmeden, herhangi bir zorlamaya maruz kalmaksızın, kendi iradesi ile suçu tamamlamaktan vazgeçerse teşebbüs değil gönüllü vazgeçme söz konusu olur. TCK madde 36 uyarınca hırsızlık suçundan değil, o zamana kadar fiilleri başka bir suç oluşturuyorsa o suçtan hüküm kurulur.

İŞTİRAK

Faili icra hareketlerini yaptırmaya azmettiren, icra hareketlerine yardım eden veya suçu birden fazla kişi olarak işleyenler suça iştirak etmiş sayılırlar.

Hırsızlık suçunda mağdur veya sanık olan kişilerin iyi ve tecrübeli bir ceza avukatı ile süreci yönetmesi menfaatlerine olacaktır. Zira ceza davaları karışık ve önemli davalardır. Arslan Hukuk olarak ceza davalarında en iyi şekilde profesyonel destek almanız önceliğimizdir.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

Kategoriler

Diğer Yazılar

Yağma (Gasp) Suçu
03.11.2020
Yağma Suçu – Kesin Delil
03.11.2020
Mirasın Hükmen Reddi (TMK md.605-618)
28.09.2020
Hırsızlık Suçu ve Etkin Pişmanlık
23.09.2020
WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?