Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Hamile Karşı Bedelsizlik Definin İleri Sürülmesi

T.C.

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/13216

K. 2017/5609

 

KARAR : 

Davacı vekili, müvekkili ile davalı …’ın aralarında 13.12.2011 tarihli “araç ortaklık sözleşmesi” adı altında adi bir sözleşme imzaladıklarını, buna göre müvekkilinin bankalardan kredi çekerek 5 adet araç satın aldığı ve kendisine ait olan şahsi aracı ile birlikte toplam 6 adet aracı davalıya araç kiralama işinde kullanması için verdiğini, davalının bu araçları işleterek elde edeceği kazançtan önce araçlara ait banka kredilerini ödeyip kalanını davacı ile yarı yarıya paylaşacağını, kredi borçları sonra erince de araçların 3 adetinin mülkiyetinin davalıya verileceğini, bu taahhüdünün karşılığında müvekkilinin davaya konu 130.000 TL bedelli senedi davalıya verdiğini, davalının birkaç ay kredileri ödemesine rağmen daha sonra ödemeleri aksatması sebebiyle müvekkilinin araçların kredi borçlarını ödemek zorunda kaldığını, tarafların 01.01.2013 tarihinde yeniden bir araya gelerek yeni bir sözleşme daha yaptıklarını, bu sözleşmeye göre de, davalının 01.01.2013’den itibaren borçları ödemeyi kabul ettiğini, ayrıca araçların satılarak kredilerin ödenmesi için davalıya vekalet verildiğini ve aynı sözleşmede davaya konu senetten teminat olarak yeniden bahsedildiğini, araçlardan bir adetini satan davalının aracın satım parasını kredilere ödemesi gerekirken bunu yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin diğer arabaları kurtarmak için satış için verdiği vekaleti kaldırdığını, bunun üzerine davalının da müvekkiline mesaj atarak davaya konu senedi işleme koyacağını belirttiğini ve nitekim muvazaalı olarak senedi davalının diğer davalı …’a ciro ettiğini, bu davalının da müvekkiline aleyhine icra takibine geçtiğini ileri sürerek, senet sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … vekili, müvekkilinin ortaklık sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bankalara toplam 140.000 TL ödeme yaptığını, araçlara da 75.000 TL masraf yaptığını, davacının asıl bu durumda müvekkiline 215.000 TL borçlu olduğunu, davacının borcuna karşılık olarak verdiği davaya konu senedin sözleşmede anılan teminat olarak geçen senetten farklı olduğunu, borç ödenmeyince de müvekkilinin diğer davalı …’a olan borcuna istinaden senedi cirolayarak diğer davalıya verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı ile davalı … arasındaki olayların müvekkilini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama uyarınca, davalı … yönünden; davaya konu senedin davacı ve davalı … arasında arasında düzenlenen her iki sözleşmede de teminat senedi olarak yer aldığı, sözleşmeler uyarınca bankalara olan borçları ve araçlara ait para cezalarını ödemekle yükümlü olan davalı …’ın, yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bu sebeple davaya konu teminat senedini işleme koymasının mümkün olmadığı, davalı … yönünden ise; davacı tanıklarının beyanları ile davalı …’ın belediyeden celp edilen idari soruşturma dosyasındaki rapor ve davalı …’ın işyerinde delil tespiti sırasında elde edilen davalı …’nin araç kiraladığına dair sözleşme ve bu sözleşme sırasında verdiği boş bonodan anlaşılacağı üzere davalılar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi olmaksızın davalı … tarafından davaya konu senedin muvazzalı olarak diğer davalıya ciro edildiği, davalılar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, davalı …’nin ciro yolu ile devraldığı senede dayalı olarak davalı …’a borç vermesinin memuriyet dosyası ve dosya kapsamına sunulan delil ve belgelere göre hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı …’ın sonuç olarak teminat koşulu gerçekleşmeyen senedi muvazzalı olarak davalı … üzerinden takibe koydurduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalı … vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2 – Diğer davalı …’ın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise; davalı … davaya konu senette ciro suretiyle hamildir. …bedelsizlik iddiasının ileri sürülebilmesi için hamilin … 687. maddesi uyarınca senedi kötüniyetli olarak bile bile iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekir. Dosya kapsamından ve sunulan delillerden davalı …’ın kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

 

SONUÇ : 

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ve davalı … vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle mahkeme kararının davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 05/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?