Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Kasten Öldürme Suçu ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK 81. MD.)

Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçunun temel hali Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinde “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” denilmek suretiyle cezai yaptırıma bağlanmıştır. Yine TCK’nın 82. maddesinde kasten öldürme suçunun nitelikli halleri, 83. maddesinde ise kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi yaptırıma tabi tutulmuştur.

KORUNAN HUKUKİ YARAR

Kasten öldürme  suçuyla korunan hukuki yarar, kişinin yaşama hakkıdır. Yaşama hakkı en temel haktır. Anayasamızın 17. maddesinde herkesin yaşama hakkına sahip olduğu belirtilmiş ve Ceza Kanunu ile de bu hakkın ihlali cezai bir yaptırıma bağlanmıştır.

FAİL

Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçu fail açısından bir özellik göstermez, gerçek kişiler bu suçun faili olabilirler. Ancak fail ve mağdur aynı kişi olamaz. Yani intihar eden kişi, kasten öldürme suçunun faili olamaz. İntihar etmek hukukumuzda suç teşkil etmediği için yardım eden veya azmettirenler de kasten öldürme suçuna iştirakten cezalandırılamazlar. Bunun için Türk Ceza Kanunu madde 84/4’te başka bir suç öngörmüştür ve bu kişiler intihara yönlendirme suçundan cezalandırılmaktadır.

Fail bu suçu bizzat kendisi işlemek zorunda değildir. Bu suç bir hayvan, üçüncü bir kişiye veya mağdura da yaptırılabilir. Ancak araç olarak kullanılan kişinin kusur ehliyeti bulunmaması halinde, suçu işlettiren failin cezası arttırılır. Aynı şekilde,  kişiye psikolojik baskı yapılarak kendisini öldürmesine, yani intihar etmesine sebebiyet verilirse buna sebep olan kişi TCK’nın 81. maddesi uyarınca kasten öldürme suçunu işlemiş olur.

TCK 83.maddesi uyarınca kasten öldürme suçunun ihmali davranışa işlenmesinde, fail herhangi bir kişi değildir, mağdurun ölümünü engellemekle yükümlü bir kişidir. Dolayısıyla bu halde mahsus suç söz konusu olacaktır.

Kasten öldürme suçu, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenirse, bu suça karışan herkes müşterek fail olarak sorumlu tutulur.

MAĞDUR

Yaşayan herkes kasten öldürme suçunun mağduru olabilir. Yaşam, bireyin doğumuyla birlikte başladığı için, doğmamış cenine karşı kasten öldürme suçu işlenemez. Bu durumda, şartları gerçekleşmişse, çocuk düşürtme veya çocuk düşürme suçları söz konusu olabilir.

Ölmüş̧ bir kimseye yönelik kasten saldırı eylemi gerçekleştirilmesi halinde, bu eylem ölümcül nitelikte olsa dahi, öldürme suçundan bahsedilemez. Şayet bir kişi yaşadığını zannettiği birine karşı öldürme kastıyla harekette bulunması halinde de bu suç gerçekleşmeyecektir.

Mağdurun şahsında hata yapılması halinde de kasten öldürme suçu gerçekleşir. Şöyle ki, failin Ahmet’i öldürmek isterken Mehmet’i öldürmesi kasten öldürme suçunun gerçekleşmesine engel değildir.

Mağdurun sıfatı bu suçun nitelikli halinin oluşmasına etkili olup, verilecek cezanın ağırlaşmasına neden olabilir. Mesela mağdurun gebe olması, failin altsoyu, üstsoyu, eşi veya kardeşi olması, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bu suçun mağduru olması halleri nitelikli hal kabul edilmiş ve verilecek ceza ağırlaştırılmıştır.

İLGİLİ KARAR:
İlk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması karşısında, sanığın işlemiş olduğu kasten öldürme suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması hatalıdır.
Karar metnini okumak için tıklayınız: Kasten Öldürme Suçunda HTS Kayıtları, Tanık Beyanları, Haksız Tahrik

SUÇUN KONUSU

Kasten öldürme suçunun konusu, yani suçun üzerinde işlendiği varlık, yaşayan insandır. Bu suçun mağduru ve konusu aynı kişidir.

HAREKET-SONUÇ

Kasten öldürme suçu serbest hareketli bir suçtur. Önemli olan failin hareketi ile sonuç arasında uygun bir neden sonuç ilişkisinin olmasıdır. TCK’nın 83.maddesinde bu suçun ihmali davranış ile de işlenebileceği kabul edilmiştir. Yani failin yaptığı bir hareket sonucu kişinin yaşamını yitirmesi ile kasten öldürme söz konusu olabileceği gibi, failin yapmakla yükümlü olduğu halde yapmadığı hareketler neticesiyle de mağdur yaşamını yitirmiş olabilir. Suçun ihmal ile işlenebilmesi için failin sonucu önleme yükümlülüğü altında olmasına rağmen önlememesi aranır. Örneğin, hastaya uygun şekilde müdahale edip yaşamasını sağlayabilecekken hiçbir şey yapmayan doktor, kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesinden sorumlu olacaktır. Buradaki önleme yükümlülüğü kanundan veya sözleşmeden doğabileceği gibi fail tarafından önceden gerçekleştirilen davranış sebebiyle, bir başkasının hayatını tehlikeye sokan bir durumun oluşması sebebiyle de doğabilir. Velayet sebebiyle çocuğa bakma yükümlülüğü olan anne babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için çocuğun ölmesi, kanundan doğan sorumluluğun ihlali nedeniyle kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunu teşkil edecektir. Hasta bakıcının sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle hastanın ölmesi, sözleşmeden doğan yükümlülüğün ihlali nedeniyle kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi kapsamında cezalandırılacaktır. Kaza sonucu birine çarpan ama çaptığı kişiyi hastaneye götürmeyip kaçtığı için kişinin ölümüne neden olan failin sorumluluğu da yine 83.madde kapsamında cezalandırılacaktır.

Kasten öldürme suçu ani bir hareketle işlenebileceği gibi uzun zamana yayılmış hareketlerle de işlenebilir. Kişinin kafasına ateş edilmesi ani bir hareket ile öldürme teşkil ederken, bir yere kapatılan kişinin açlık ve susuzluktan ölmesinde insanı öldüren hareketler zamana yayılmıştır.

Diğer önemli husus kasten öldürme suçunun oluşabilmesi için, hareket ile netice arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başka bir ifadeyle, failin fiilinden önce mevcut olup da failce bilinmeyen veya failce öngörülmesi mümkün olmayan sebepler yüzünden, mağdur ölmüşse faili kasten öldürme suçundan sorumlu tutmak hukuken mümkün değildir. Örneğin fail mağduru bıçakla yaralıyor ancak mağdur yaralanma nedeniyle değil, başka bir mevcut hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyorsa fail açısından kasten öldürme suçu meydana gelmez.

Failin yapmış olduğu fiil tek başına ölüme sebebiyet verecek nitelikte değilse, mağdurda mevcut olan ya da sonradan ortaya çıkan sebepler ölüme sebebiyet vermiş ise, failin mağdurda bulunan ve ölümüne sebebiyet veren durumları bilip bilmediği, bilmiyorsa, bilmemesi halinde kendisine kusur atfedilip edilemeyeceği araştırılarak sonucuna göre sorumluluk tespit edilmelidir.

Diğer bir durum fail mağdurda önceden mevcut bir sağlık sorunu olduğunu biliyorsa ve fail yapmış olduğu fiil ile mağdurun ölümüne sebebiyet vermek istemiyorsa bilinçli taksirle adam öldürmek durumu gerçekleşir. Böyle bir durumda failin öldürme isteğinin olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir.

Fail tarafından işlenen fiil ne kadar ağır olursa olsun, işlenen fiil neticesinde mağdur ölmez ise yine kasten öldürme suçu gerçekleşmez. Bu durumda ancak kasten öldürmeye teşebbüsten bahsedilir.

NİTELİKLİ HALLER

Kasten öldürme suçunun nitelikli halleri Türk Ceza Kanunu’nun 82.maddesinde düzenlenmiştir.

Kasten Öldürme Suçunun Tasarlayarak İşlenmesi

Tasarlama, kişinin daha başarılı bir sonuca ulaşmak adına önceden plan yapmasıdır. Ani gelişen bir durumdan bahsedilmesi mümkün değildir. Tasarlayarak öldürmede fail fiili soğukkanlılıkla ya da belirli bir plan çerçevesinde işler.

Yargıtay’a göre bu suçun tasarlayarak işlenmesi için, failin bir kişiyi öldürmeye karar vermesi, bu karar ve öldürme fiili arasında belirli bir sürenin geçmesi, bu süreçte kararından ısrarla vazgeçmemesi ve soğukkanlı bir şekilde hareket etmesi gerekir. Yargıtay, failin öldürme kararının tespit edilemediği hallerde bu nitelikli hali uygulamamaktadır. Tasarlamanın olup olmadığına bakılırken, failin suç işleme kararı aldığı andan suçu işlediği ana kadar ki hareketlerine bakılacak ve buna göre bir sonuca ulaşılacaktır. Yargıtay, bu nitelikli hal için haksız tahrik indiriminin söz konusu olabileceğini yeni kararlarıyla kabul etmeye başlamıştır.

Kişide yanılma nedeniyle, failin öldürmeyi tasarladığı kişi yerine başkasını öldürmesi halinde bu nitelikli hal uygulanmayacaktır.

Kasten Öldürme Suçunun Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek İşlenmesi

Bu nitelikli hal canavarca hisle öldürme veya eziyet çektirerek öldürmek olarak iki farklı durumu içermektedir. Bu iki durumun birlikte gerçekleşmesi aranmaz.

Canavarca hisle öldürmede, failin hisleri önem taşımaktadır. Sadist bir şekilde failin bu durumdan zevk alması, acımaması canavarca his olarak kabul edilmektedir. Bu nitelikli halde mağdurun çok acı çekmesi aranmaz. Kendisine hakaret eden kişiyi parçalayarak öldüren fail için bu nitelikli halden değil eziyet çektirerek öldürmeden sorumlu tutmuştur.

Eziyet çektirerek öldürmede ise suçun işleniş biçimi önemlidir. Failin eylemleri daha uzun süreli ve daha fazla acı çektirmeye müsait olmalı, mağdur tarafından hissedilmelidir. Ceset üzerinde gerçekleştirilen parçalama işlemi eziyet çektirme oluşturmayacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, failin kastıdır. Fail işkence etmek amaçlı davranışlarda bulunmasına rağmen öldürmeyi istemediği halde, mağdur çektiği acıya dayanamadığı için ölürse, bu nitelikli halden değil, TCK madde 95 uyarınca neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan hüküm kurulacaktır.

Kasten Öldürme Suçunun Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma veya Bombalama ya da Nükleer, Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle İşlenmesi

Bu suçun nitelikli hal olarak kabul edilme nedeni çok fazla insan üzerinde etki oluşturabilecek nitelikte olması, toplumu genel bir tehlikeye sokması ve mağdurun kendini koruyacak durumda olmamasından kaynaklanır. Dikkat edilmesi gereken husus, mağdurun yakılarak öldürülmesi bu nitelikli hali oluşturmaz, şartları varsa eziyet çektirerek öldürme suçu oluşur. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, failin bir yangın çıkararak kişi ya da kişilerin ölümüne neden olması gerekir.

Bir yapının yıkılarak, bozularak başka kişilerin ölümüne sebep olunması, tahrip suretiyle kasten öldürme suçunu oluşturur. Dolayısıyla failin öldürme maksadı güderek, bir binanın içinde insanlar varken binayı çökertmesi, tahrip suretiyle kasten öldürme suçunu teşkil edecektir.

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, failin hareketleri sonucunda meydana gelecek tehlikeli durumu ve ölüm sonucunu bilmesi ve istemesi gerekir. Eğer tehlikeli durum oluşturmayı istemiş ancak ölüm sonucunu istememişse, bu nitelikli halden sorumlu tutamayız.

Kasten Öldürme Suçunun Üstsoy veya Altsoydan Birine ya da Eşe veya Kardeşe Karşı İşlenmesi

Kasten öldürme suçunun anne, baba, dede gibi üstsoya veya çocuk, torun gibi altsoya ya da kardeşe karşı işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Soybağı bakımından baba tarafından tanınmamış çocuk söz konusu olsa dahi, fiili duruma bakılacak, bu nitelikli hal uygulanacaktır. Kayın hısımlığı veya üvey hısımlık için bu nitelikli hal uygulama alanı bulmaz.

Türk Medeni Kanunu kapsamında arasında resmi bir evlilik bulunan eşler arasında bu suçun işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Ancak dini nikahlı eşe karşı işlenmesi bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failin kastının hem mağdurun sıfatını hem öldürme hareketleri ve hareketlerinin sonuçlarını kapsaması gerekir. Dolayısıyla, kişide yanılma nedeniyle, failin öldürmek istedi kişi yerine, altsoy, üstsoy, kardeş veya eşini öldürmesi halinde bu nitelikli hal uygulanmayacaktır. Failin sapma sonucu, altsoy, üstsoy, kardeş veya eşi yerine bir başka kişiyi öldürmesi halinde ise fikri içtima uygulanacak, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve taksirle öldürme suçlarından hangisinde verilecek ceza daha ağır ise o suçtan hüküm kurulacaktır.

Kasten Öldürme Suçunun Çocuğa ya da Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı İşlenmesi

Bu maddenin nitelikli hal olarak düzenlenmesindeki asıl amaç, mağdurun  çocuk olması münasebetiyle zayıf ve güçsüz olmasıdır. Bu nedenle bu durumun faile kolaylık sağlamasıdır.

Türk Ceza Kanun’unda 18 yaşından küçük bireyler çocuk kabul edilir. Başka bir şarta bakılmaksızın, mağdurun 18 yaşından küçük olması nitelikli halin uygulanması için yeterlidir. Mağdurun suçun işlendiği an çocuk olması gerekmektedir.

Mağdurun hastalık, sakatlık gibi fiziksel bakımdan ya da akıl hastalığı gibi ruhsal bakımdan kendini koruyamayacak durumda olması bu nitelikli halin uygulanması için yeterlidir. Mağdurun kendini savunamayacak durumda olması alkol, ilaç etkisinde olmak gibi geçici nedenlerle de olabilir. Önemli olan failin, mağdurun bu zayıf durumunun sağladığı kolaylıktan yararlanmasıdır.

Kasten Öldürme Suçunun Gebe Kadına Karşı İşlenmesi

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için mağdurun gebe olması ve bu durumun fail tarafından da biliniyor olması gerekir. Hamile olduğunu bilmediği bir kişiyi öldüren fail bu nitelikli halden sorumlu olmaz. Mağdurun karnındaki bebeğin de hayatını kaybetmesi halinde, failde kast olmadığı için fail hakkında ayrıca çocuk düşürmeden ceza verilmez. Suçun işlenmesinden sonra, müdahale ile bebeğin hayatta kalması halinde de bu nitelikli hal uygulanır ve bu durum cezanın indirilmesi sebebini teşkil etmez.

Kasten Öldürme Suçunun Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi

Bu nitelikli halin oluşması için mağdurun kamu görevlisi olması gerekir. Ancak kamu görevlisi olunması tek başına nitelikli halin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Mağdurun yerine getirmiş olduğu kamu görevi nedeniyle suçun hedefi haline gelmesi gerekir. Mağdurun suçun işlendiği anda kamu görevlisi olmaması ancak önceden yerine getirdiği bir kamu görevi nedeniyle mağdur konumunda olması halinde de bu nitelikli hal uygulanır.

Kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması sebebiyle bu suçun mağduru olması halinde, nitelikli hal uygulamaz. Kamu görevinin kötüye kullanılması, görevin hukuki sınırlarının aşılması anlamına gelir. Hukuka aykırı bir harekete maruz kalan failin bu sebeple mağduru öldürmesi halinde, şartları gerçekleşmişse, haksız tahrik indirimini uygulanabilir.

Kasten Öldürme Suçunun Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak Veya İşlenmesini Kolaylaştırmak ya da Yakalanmamak Amacıyla İşlenmesi

Bu nitelikli halin uygulanması için, kasten öldürme suçu, işlenmesi amaçlanan suç için araç olarak kullanılmalıdır. Burada asıl işlenmek istenilen suçun bir önemi yoktur; hırsızlık, cinsel saldırı hatta mağdurdan başkasına yönelik kasten öldürme suçu için bu nitelikli hal araç suç olabilir. Fail hem araç suç olan kasten öldürmeden hem de amaç suçtan dolayı ayrı ayrı cezalandırılır. Örneğin cinsel saldırı suçunu gerçekleştiren fail, mağduru öldürerek suçu gizlemeye çalışırsa hem bu nitelikli halden hem de cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet kurulur. Asıl işlenen suçun faili ile araç olarak işlenen suçun faili aynı kişiler olmak zorunda değildir. Örneğin sevgilisinin işlediği suçu gizlemek için olayın tanığını öldüren kişi de bu nitelikli halden cezalandırılır.

Kasten Öldürme Suçunun Bir Suçu İşleyememekten Dolayı Duyulan İnfialle İşlenmesi

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, failin amaçladığı suçu işleyememesi sebebiyle duyduğu öfke ve sinirle bir kişiyi öldürmesi gerekmektedir. Genelde bu suçun mağduru işlenmek istenilen suça engel olan kişi olmaktadır. Örneğin malının çalınmasına direnen kişiyi malı çalamadığı için duyduğu öfkeyle öldüren, cinsel saldırıya direnen mağduru sinirlenip öldüren fail, bu nitelikli halden cezalandırılır. Bu durumlarda fail hem amaçladığı ancak elinde olmayan nedenlerle işleyemediği suç için teşebbüsten hem de kasten öldürmenin nitelikli halinden hüküm giyecektir. 

Kasten Öldürme Suçunun Kan Gütme Saikiyle İşlenmesi

Bu nitelikli halin kabul edilmesindeki temel amaç, halk arasından kan davası olarak da bilinen hukuka aykırı toplumsal bir olgu olan kan gütmeye daha ağır ceza verilerek caydırıcılığı artırmaktır. Kan gütmek, öldürülen bir kişinin öcünü almak için, öldüren kişinin veya bir yakınının öldürülmesidir. Fail, bu durumda önceden işlenen cinayete duyduğu üzüntü veya öfkeyle değil, görev bilinciyle hareket ederek bu suçu işler. Bu suçun gerçekleşmesi için öncesinde bir kişinin öldürülmesi gerektiğinden, öldürmeye teşebbüs hali söz konusu olursa bu nitelikli hal uygulanamaz.

Öncesinde işlenen öldürme suçunun mağduru ile sonrasında işlenen öldürme suçunun faili arasında bir akrabalık olması gerekmez. Asıl önemli olan failin öç alma duygusuyla hareket etmesidir.

Yargıtay, ilk işlenen öldürme suçu ile ikincisi arasında belirli bir sürenin geçmesi halinde, failin bu sürede olayın üzüntü ve öfkesinden kurtulduğunu ve bu suçu görev bilinciyle işlediğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, kızının öldürüldüğünü gören bir babanın hemen o an faili öldürmesi bu nitelikli hali oluşturmayacağı gibi, baba haksız tahrik indiriminden de yararlanabilecektir. Ancak kızının ölümünün üstünden yıllar geçtikten sonra cezaevinden çıkan faili bulup öldüren baba bu nitelikli halden sorumlu olacak ve ayrıca haksız tahrik indiriminden de yararlanamayacaktır.

Bu nitelikli halde mağdurun kimliği önem arz ettiği için, kişide yanılma nedeniyle, failin öldürmek istediği asıl kişi yerine başka bir kişiyi öldürmesi halinde bu nitelikli hal uygulanmamalıdır.

Kasten Öldürme Suçunun Töre Saikiyle İşlenmesi

Bu nitelikli halin kabul edilmesindeki temel amaç, hukuka aykırı olan toplumsal olguları, daha ağır bir şekilde cezalandırarak kırmaktır. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, mağdurun davranışının toplumda belirli bir kesimce töre olarak kabul edilen kuralların dışına çıkması, töre kabul edilen davranışın dışına çıkan kişinin öldürülmesi ve failin bu suçu işlemesi halinde kendisine duyulan saygının artacağını, öldürmemesi halinde ise kınanacağını düşünerek bir kişiyi öldürmesi gerekir. Namus cinayetleri, şartları gerçekleşmişse, bu nitelikli hal kapsamında cezalandırılır. Kız kardeşinin evlilik dışı cinsel ilişkiye girdiğinin öğrenilmesi sonrasında, aile adını ve namusunu temizlemek amacıyla kız kardeşini öldüren ağabey, bu nitelikli halden cezalandırılır. Töreye aykırı hareket hukuka aykırı hareket olmadığı için, kasten öldürmenin töre saikiyle işlenmesi halinde, haksız tahrik indirimi söz konusu olamaz. Kişide yanılma nedeniyle, failin öldürmek istedi kişi yerine başkasını öldürmesi halinde yine bu nitelikli hal uygulanır.

MANEVİ UNSUR

Kasten öldürme suçunda suçun isminden de anlaşılacağı üzere, manevi unsur genel kasttır. Kast; TCK.nın 21. Maddesinde “sucun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesidir.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Fail, bir insanı öldürmeye elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamış̧, ancak daha sonra farklı nedenlerle ölüm meydana gelmeyerek, mağdur yaralanmış olabilir. Bu durumda kasten yaralama suçunun sübut bulduğundan bahsetmemiz mümkündür. Ancak fail tarafından icra edilen fiilin “kasten yaralama” mı yoksa kasten öldürmeye teşebbüsmü olduğu hususu önem kazanır. Bunun için failin eylemi icra ederken ki amacının tespiti gerekir.

Failin amacının öldürme olup olmadığının tespiti yapılırken, “Mağdur ile Fail Arasındaki Husumet Sebebi ve Mahiyetine, Suçta Kullanılan Saldırı Aleti, Kuvveti ve Tesir Mesafesine, Bulundukları Yerin Durumuna, Mağdurun Vücudunda Meydana Gelen Yara Yeri ve Mahiyetine, Failin Fiiline Kendiliğinden mi, Yoksa Engel Bir Nedenden Dolayı mı Son Verdiğine, Olayın Sebebine Göre, Başlangıç, Devam ve Sona Ermesini Kapsayan Oluşa” bakılarak öldürme kastının bulunup bulunmadığının tespiti yapılır.

Örneğin, failin mağdurun başına hedef alarak ateş etmesi halinde failin kastının öldürmek olduğu açıktır. Ancak aynı kişinin seni öldürürüm dedikten sonra mağdurun ayağına hedef alarak ateş etmesi halinde, failin kastının öldürmeden ziyade yaralamak olduğunu söyleyebiliriz.

Failin kastının yaralama olduğunun tespiti halinde, yaralama sonucu ölüm gerçekleşmişse, kasten ya da taksirle öldürmeden değil, TCK 87/4 uyarınca neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan hüküm kurulur. Bu sebeple kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçunda fail ya da mağdur olan kişiler ve yakınlarının yargılama sürecinde iyi bir ağır ceza avukatından hukuki destek almaları önem arz etmektedir.

HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİ

Meşru savunma ve kanun hükmünü yerine getirme uygunluk nedenleri bu suç bakımından uygulanabilir. Failin kendisini öldürmeye çalışan birinden korunmak için o kişiyi öldürmesi meşru savunma kapsamında hukuka uygunluk nedeni teşkil edecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, herhangi bir tehditten değil, cebir ve şiddetten korunma amacı güdülmesi gerekir. Ayrıca maruz kalınan şiddet ile orantılı bir savunma gerçekleştirilmelidir. Orantısız ve abartılı bir savunma sonucu, başka şekilde kurtulma imkanı olmasına rağmen karşısındakini öldüren kişi bu hukuka uygunluk nedeninden yararlanamaz.

Kanun hükmünü yerine getirme hukuka uygunluk nedeni teşkil edebilmesi için hakkın sınırları içinde kullanılması önem arz etmektedir Polis ve jandarmanın ateşli silah taşıma ve kullanma hakkı kanunla tanınmış olmasına karşın belirli şartlara tabi tutulmuştur. Silahı kullanmasına gerek olmamasına, silahsız bir şekilde de karşısındaki kişiyi etkisiz hale getirebilecek olmasına rağmen ateş edip kişinin ölmesine neden olan polis, bu hukuka uygunluk nedeninden yararlanamayacaktır.

İlgilinin rızası bu suç için hukuka uygunluk nedeni teşkil edemez, talep üzerine öldürmede bu suçu işleyen kişi cezalandırılacaktır. Ayrıca hukukumuzda ötenazi kabul edilmemiştir. Dolayısıyla tedavisi mümkün olmayan bir hastanın daha fazla acı çekmemesi için bir ilaç vererek acısız bir şekilde ölmesini sağlayan hekim, ya da tedavi imkanı olan hastanın rızası üzerine, tedavisini keserek ölümü engellemeyen hekim, kasten öldürme suçundan cezalandırılır. Ancak dolaylı ötenazi kavramı daha farklıdır. Hekim, hastanın acılarını dindirmek amacıyla, hastanın rızasını alarak uyguladığı bir tedavi hastanın ölümüne neden olursa, hakkın icrası kapsamında, kasten öldürme suçundan cezalandırılmayacaktır.

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ 

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS

Failin kasten öldürme suçunun icra hareketlerine başlaması, ancak elinde olmayan sebeplerle hareketleri tamamlayamaması ya da istediği sonuca ulaşamaması halinde kasten öldürmeye teşebbüs aşamasında kalır. Öldürme kastıyla silahla ateş ettiği kişinin tedavi edilmesi ve hayatta kalması sonucunda fail, kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılır. Bu suçun ihmali hareketlerle işlenmesi halinde de teşebbüs mümkündür. Anne ve babanın bir yaşındaki bebeklerini evde bırakıp uzun süreli olarak seyahate çıktıkları ancak bebeğin ağlama seslerinin duyulması sonucu kurtarıldığı olayda anne ve baba, kanundan doğan bakım yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için ihmali hareketler başlamış, ancak bebek kurtarıldığı için ölüm neticesi gerçekleşmediğinden, olay teşebbüs aşamasında kalmıştır.

İLGİLİ KARAR:
Sanığın mağdura yönelik eyleminde, suçta kullandığı elverişli araç, hedef aldığı vücut bölgesi, meydana gelen yaralanmanın niteliği dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakta olup,kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekmektedir. Kararın tam metni için tıklayınız: Kasten Öldürmeye Teşebbüs Yargıtay Kararı

Kasten Öldürmeye Teşebbüs

TCK madde 35/1 “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.” şeklinde düzenlenmiştir.

Failin kendi çabasıyla ölüm sonucunu önlemesi halinde teşebbüs söz konusu olmayıp, gönüllü vazgeçme durumu ortaya çıkar. Failin sonucun meydana gelmesini engellediği ana kadar gerçekleşen eylemleri suç teşkil ederse, bu suçlardan hüküm kurulur. Failin kasten öldürmek amacıyla ateş ettiği kişinin ölümünü engellemek için ilk müdahalede bulunması, ambulans çağırması ve mağdurun hayatta kalması halinde kasten öldürmeye teşebbüsten değil kasten yaralamadan hüküm kurulur.

İÇTİMA

Türk Ceza Kanunu kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçuna zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağını kabul etmiştir. Dolayısıyla, tek hareketle birden fazla kişiyi öldüren fail, mağdur sayısınca kasten öldürme suçundan cezalandırılacaktır. Aynı kişiye karşı bu suçun birden çok kez işlenmesi mümkün değildir. Ancak ilk suç tamamlanmamış ve teşebbüs aşamasında kalmışsa ve kurtulan mağdur daha sonrasında aynı fail tarafından öldürülmüşse, faile hem kasten öldürmeye teşebbüsten hem de kasten öldürme suçundan hüküm kurulur.

İŞTİRAK

Faili icra hareketlerini yapmaya azmettiren, icra hareketlerine yardım eden veya suçu birden fazla kişi olarak işleyenler suça iştirak etmiş sayılırlar. Bu suça iştirakin her türü mümkündür.

YAPTIRIM

Kasten öldürme suçunun temel halinde, fail, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Türk Ceza Kanunu’nun 82.maddesi kapsamında, kasten öldürme suçunun nitelikli hallerinde, faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Kasten öldürme suçunun ihmali davranışlarla işlenmesi halinde, mahkeme somut olaya göre indirim takdir edebilir. Buna göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası, müebbet hapis cezası yerine 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası, diğer hallerde ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

KOVUŞTURMA USULÜ, YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME

Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçu re’sen kovuşturulur. Bu suçta yetkili ve görevli mahkeme, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesidir. Kasten öldürme suçundan sanık olan ya da mağdur olan kişi ve yakınları iyi ve tecrübeli bir kayseri ceza avukatı ile süreci yönetmesi menfaatlerine olacaktır.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?