Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Kasten Öldürme Suçunda HTS Kayıtları, Tanık Beyanları, Haksız Tahrik

KARAR ÖZETİ:
İlk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması karşısında, sanığın işlemiş olduğu kasten öldürme suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması hatalıdır.

İLGİLİ MAKALE:
Kasten öldürme suçunun konusu, nitelikli halleri, manevi unsurları , suçun özel görünüş şekilleri ve cezasına ilişkin hazırladığımız makaleyi incelemek için tıklayınız: Kasten Öldürme Suçu ve Cezası  

T.C.
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
E. 2020/879
K. 2020/1644
T. 6.7.2020

Olaydan bir hafta öncesinden itibaren sanığa ait telefonun HTS kayıtlarının celbiyle, katılana ait iş yerinin konumu ile sanığa ait telefonun baz istasyonu verilerinin karşılaştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hatalıdır.

Katılanın ifadelerinde sanığın eyleminden önce katılanın işyeri civarında araştırma yaptığına dair bilgi sahibi oldukları zikredilen tanıkların bu hususta beyanlarının ayrıntılı bir biçimde alınması gerektiğinin gözetilmemesi, isabetsizdir.

Katılan’a yönelik eyleminden sonra olay yerinden kaçmaya çalışan sanığın maktulün kendisini engellenmeye yönelik hamlesini defetmek ve yakalanmamak amacıyla sanığın maktulü göğüs ve batın bölgelerinden 5 kez bıçaklamak suretiyle öldürdüğü anlaşılan olayda, sanığın eyleminin TCK’nin 82/1.h maddesinde düzenlenen “yakalanmamak amacıyla kasten öldürme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru değildir.

Sanığın katılana tehdit içerikli sözler sarfetmesi üzerine, maktulün sanığın arkasından yaklaşarak “gel len buraya o. çocuğu” demek ve tekme savurmaktan ibaret eyleminde ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması karşısında, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hatalıdır.

KARAR :
5271 Sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ”sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re’sen duruşma yoluyla yapar” ibaresi 24.12.2017 tarihli 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesiyle ”uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir” şeklinde değiştirildiğinden, katılan vekili ve sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş iseler de, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmüştür.
Sanık … hakkında; maktul …’ı kasten öldürme suçundan TCK’nin 81, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; katılan …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, katılan vekili ve sanık müdafiince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince verilen 09/04/2019 gün ve 2019/1122 esas, 2019/1148 karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddi” kararında bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; katılan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin cezadan takdire bağlı indirime, sanık müdafiinin eksik incelemeye, meşru müdafaaya ve haksız tahrike yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık … ve katılan …’ın 05.12.2012 tarihinde boşandıkları, evliliklerinden … isimli çocuklarının bulunduğu, boşanma sonrasında çocuğun velayetinin katılana bırakıldığı ve katılan lehine nafakaya hükmedildiği, aradan geçen süre zarfında sanık ile katılan arasında nafaka ve çocuğun teslimi konularında birtakım anlaşmazlıkların meydana geldiği, bu hususta nafaka yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle sanığın ceza infaz kurumuna girip çıktığı, olay tarihinde katılanın işyeri yakınlarında aracına birtakım malzemeleri yüklediği sırada sanığın “seni keseceğim” diyerek katılana doğru koşmaya başladığı, katılanın civardan yardım istemesi üzerine olay yerinin yakınlarında kahvehanede oturan katılanın babası maktul …’ın sanığın dikkatini kendi üzerine çekerek katılana gerçekleşmesi muhakkak saldırıyı önlemeye çalıştığı, bu hususta maktulün sanığın arkasından yaklaşarak “gel len buraya o. çocuğu” dediği ve tekme savurduğu, sonrasında sanığın cebinden çıkardığı bıçak ile katılana birkaç defa vurduğu, yine maktulün katılanı kurtarmak amacıyla tornavida çıkardığı ve hareketli şekilde sanığın önüne geçmeye çalıştığı, sanığın maktule herhangi bir müdahalede bulunmadan doğrudan hedefi olan katılana ulaşmak maksadıyla maktulün yanından sıyrıldığı ve kahvehane önünde bulunan katılana bıçak ile vurmaya devam ettiği, bu esnada maktulün elindeki tornavidayı sanığa fırlattığı ve koşarak sanığa engel olmaya çalıştığı, maktulün yaklaştığı sırada sanığın kaçmaya başladığı, ancak maktulün sanığı yakaladığı, yakalanmaya binaen tarafların yerde boğuşmaya başladığı, yakalanmaktan kurtulmak amacıyla sanığın maktulü 5 bıçak darbesiyle yaralayarak ölümüne neden olduğu olayda;
A- ) Katılan …’a yönelik eylem bakımından;
Katılanın “sanığın olaydan birkaç gün önce katılanın işyerinin yakınlarında gezdiği ve işyerini arayarak katılana ulaşmaya çalıştığı” hususundaki beyanları gözetilerek suçun tasarlanarak işlenip işlenmediği hususunda;
a- ) Olaydan bir hafta öncesinden itibaren sanığa ait telefonun HTS kayıtlarının celbiyle, katılana ait iş yerinin konumu ile sanığa ait telefonun baz istasyonu verilerinin karşılaştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- ) Katılanın ifadelerinde sanığın eyleminden önce katılanın işyeri civarında araştırma yaptığına dair bilgi sahibi oldukları zikredilen tanık … ve tanık …’nin bu hususta beyanlarının ayrıntılı bir biçimde alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
B- ) Maktul …’a yönelik eylem bakımından;
a- ) Katılan’a yönelik eyleminden sonra olay yerinden kaçmaya çalışan sanığın maktulün kendisini engellenmeye yönelik hamlesini defetmek ve yakalanmamak amacıyla sanığın maktulü göğüs ve batın bölgelerinden 5 kez bıçaklamak suretiyle öldürdüğü anlaşılan olayda, sanığın eyleminin TCK’nin 82/1.h maddesinde düzenlenen “yakalanmamak amacıyla kasten öldürme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- ) Sanığın katılana tehdit içerikli sözler sarfetmesi üzerine, maktulün sanığın arkasından yaklaşarak “gel len buraya o. çocuğu” demek ve tekme savurmaktan ibaret eyleminde ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklanması karşısında, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,

SONUÇ :
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekili ve katılan Kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?