Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kişinin kamu kurum ve kuruluşlarına alınmasına engel bir durumun söz konusu olup olmadığı hakkında yapılan araştırmadır. Yapılan araştırma neticesinde kişinin kamu hizmetini görmek için güvenilir olup olmadığının tespiti yapılır.

Diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasındaki asıl amaç kamu hizmetine alınacak kişinin devlete, kanunlara ve Anayasaya bağlı şekilde hizmetini yürütebilecek nitelikte olup olmadığını belirlemektir. Asker, emniyet ve istihbarat personellerinde güvenlik soruşturması ve araştırması daha sık ve titiz şekilde yapılır.

ARŞİV ARAŞTIRMASI VE GÜVENLİK SORUŞTURMASI NEDİR?

Arşiv araştırması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan belirlenmesi için yapılan işlemdir.

Güvenlik soruşturması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesi için yapılan işlemdir.

GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASINI HANGİ MAKAMLAR YAPAR?

Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin talepler Millî Savunma Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığına iletilir. Bunlar hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılır.

GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASINDA ARAŞTIRILACAK HUSUSLAR NELERDİR?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle;

   – Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,

   – Genel kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,

  – Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakının bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,

  – Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,

  – Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni araştırılır.

Ancak kişinin içinde bulunduğu ortamdan ne kastedildiği, belirsizlik taşımaktadır. Buradan anlaşılması gereken kişinin birlikte yaşadığı ve içinde yetiştiği ailesi olarak anlaşılması gerekmektedir. Diğer bir deyişle anne, baba, kardeş ve eş olarak sınırlandırılması gerekmektedir. Danıştay 1. Dairesi de kişinin yakınları ve birinci derece akrabalarının anlaşılması gerektiğini kararlarında içtihat etmiştir.

Özel nitelik taşıyan bazı meslek gruplarına başvuran adaylarda aranacak nitelikler arasında “yakın” olarak kimlerin değerlendirilebileceği açık bir şekilde belirtilmiştir.

Örneğin;

– Astsubay Meslek Yüksek Okulları Yönetmeliğinin 44. maddesinin c bendinde yakın olarak “kendisinin, annesinin, babasının, kardeşlerinin ve velisinin olacağı,

– Polis Meslek Yüksek Okulları Giriş Yönetmeliği’nin 8. maddesinin g bendinde ise yakın olarak kişinin kendisinin ve evli ise eşinin olacağı, belirtilmiştir.

Ancak idare kendisine tanınan takdir yetkisine dayanarak, bu belirsiz durumu hukuka aykırı şekilde genişleterek amca, dayı, hala, teyze gibi 3. Derece hatta 4. Derece akrabalık derecesine kadar genişleterek personelin kuruma alınmasına engel olmakta veya kurumdan ayırma işlemi tesis etmektedir.

GÜVENLİK SORUŞTURMASINDA ELDE EDİLEN BİLGİLERDE GÜNCELLİK VE SOMUTLUK KRİTERİ ÇOK ÖNEMLİDİR.

venlik soruşturması raporlarında yer alan bilgilerin başka hukuki bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerekmektedir. Bu husus Danıştay kararlarında önemle belirtilmiştir. Güvenlik soruşturması raporlarındaki bilgilerin tek başlarına hukuki delil olarak kabul edilmesi ise hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Çünkü kişilerin temel hak ve menfaatlerine ilişkin konularda şüpheye dayanılarak işlem yapılmamalıdır. 

Güvenlik soruşturmasının ilk aşamasına ilişkin süreç genellikle ve dava konusu olayda da uygulandığı üzere açık ve kapalı kaynaklardan elde edilip tasnif, kıymetlendirme ve yorumlama aşamalarından geçerek istihbarat niteliği kazanması sonucunda güvenlik soruşturmasını yapan makamın istihbarat veri tabanına herhangi bir tarihte kaydedilen bilgilerin, 4045 sayılı Kanun kapsamında kamu personeli istihdam edecek kurum ve kuruluşlara bildirilmesi şeklinde gerçekleşmektedir.

Yetkili makamlardan alınan bu bilgiler, personeli istihdam edecek kurum ve kuruluşlar nezdinde kurulan komisyonlar tarafından değerlendirilerek, güvenlik soruşturması bakımından bir sakınca taşıyıp taşımadığı hususu bir karara bağlanmak suretiyle atama işleminin seyri belirlenmektedir.

Bu nedenle, güvenlik soruşturmasını yapan makam tarafından, 4045 sayılı Kanun kapsamında kamu personeli istihdam edecek kurum ve kuruluşlara gönderilen bilgilerin GÜNCEL VE SOMUT BİLGİLERLE desteklenebilir nitelikte olması hem personeli istihdam edecek kurum ve kuruluşların sağlıklı değerlendirme yapabilmesi hem de bu işlemlerden kaynaklanan davaları çözümleyecek idari yargı yerlerinin dava konusu işlem üzerindeki hukuka uygunluk denetimini tam anlamıyla yerine getirebilmesi açısından büyük önem arz etmektedir.

Örneğin davacının babası hakkında çok uzun süre önce edilmiş, hiçbir somut delile dayanmayan bir bilgiye dayanılarak, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, idarece başvurunun reddedilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Sonuç olarak günümüzde gerek kurumlara başvuru esnasında gerekse daha sonra personelin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması sebebiyle pek çok kişi hakkında sözleşmenin feshi, başvurunun reddi gibi idari işlemler tesis edilmektedir. Bu durumda yapmanız gereken bu işlemlere karşı 60 gün içerisinde yürütme durdurma istemiyle idari yargıda iptal davası açmaktır. Bu süre hak düşürücü süredir, süresi içerisinde başvurulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacaktır. 

İptal davaları takibi zor, sürelerin önem arz ettiği dava türüdür. Bu nedenle memurlar hukukunda uzman iyi bir idare hukuku avukatından hukuki destek alarak bu süreci yürütmeniz gerekmektedir.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

Kategoriler

Diğer Yazılar

Hırsızlık Suçu ve Etkin Pişmanlık
23.09.2020
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 134. Md.)
04.09.2020
Tespit Davası – SSK Sicil Numaralarının Aynı Seriden Olup Olmadığının Araştırılması
01.09.2020
Firar Etmek Suçu – Sanığın Adli Sicil Kaydında Daha Önce İşlemiş Olduğu Suç Nedeniyle HAGB Mahkumiyet Kaydı Bulunması
27.08.2020
WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?