Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Terör Saldırısı – 2330 Sayılı Yasa Kapsamında Nakdi Tazminat Talebi

 

DANISTAY

11. Daire

2016/1873 Esas

2017/5285 Karar

 

 

 

Dosyanın incelenmesinden; İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nün yazısı ile Şırnak Valiliği’nden ilgililerin mirasçıları veya kendileri tarafından olay tarihinden itibaren on yıllık sürede yapılmış bir başvurunun olup olmadığının sorulması üzerine Güçlükonak Kaymakamlığı’nın ve Eruh İlçe Jandarma Komutanlığı’nın yazıları ile ilgililerin mirasçıları veya kendileri tarafından olay tarihinden itibaren on yıllık sürede 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat talebiyle yapılmış bir başvurunun olmadığının bildirildiği görülmekte olup, bu haliyle meydana gelen olay nedeniyle davacılar tarafından nakdi tazminat ödenmesi istemiyle on yıllık zamanaşımı süresinde davalı idareye başvuruda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, on yıllık genel zamanaşımı süresinde başvuruda bulunup, bu süre içinde açılmadığı anlaşılan davanın idare mahkemesince zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

 

(2330 S. K. m. 1, 2, 10) (2577 S. K. m. 49) (Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 2)

  

İstemin Özeti: Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 19.11.2015 tarihli ve E:2014/1943; K:2015/1614sayılı kararın; davalı idare tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

 

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

 

Danıştay Tetkik Hâkimi: 

 

Düşüncesi: Geçici köy koruculuğu yapan davacı ……’ün yaşadığı köye 21.05.1992 tarihinde terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırıda davacılardan …….. ve ……..’ün yaralanması, ……’ün ve ……..’ün diğer iki çocuğu olan …….. ve ……..’ün yaşamını yitirmesi nedeniyle davacılar tarafından, 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenmesi istemiyle on yıllık genel zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan başvuruların reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu’nun 24.07.2014 tarihli ve 2014/55-56-57-58 sayılı işlemlerinde, sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile aksi yönde verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

 

Dava, geçici köy koruculuğu yapan davacı ……’ün yaşadığı köye 21.05.1992 tarihinde terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırıda davacılardan …….. ve ……..’ün yaralanması, ……’ün ve ……..’ün diğer iki çocuğu olan …….. ve ……..’ün yaşamını yitirmesi nedeniyle davacılar tarafından, 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu’nun 24.07.2014 tarihli ve 2014/55-56-57-58 sayılı işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır.

 

İdare mahkemesince; davacılardan ……’ün geçici köy korucusu olarak terör eylemlerinin önlenmesi, takip edilmesi ve etkisiz hale getirilmesinde görevli olduğu, teröristlerce gerçekleştirilen saldırıda özellikle köy korucularının evlerinin hedef alındığı, bu yönüyle gerçekleşen saldırının davacılardan ……’ün yaptığı görev ve yardımlardan kaynaklandığı, iç güvenlik ve asayişin korunması konusunda görevli bulunan davacının çocuklarının yaşamını yitirmesi ve yaralanmasının, bu görevin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulü ile 2330 sayılı Kanun kapsamında davacılara nakdi tazminat ödenmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

 

Davalı idarece, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istenilmektedir.

 

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, Kanunun amacının, barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin saptanması olduğu; 2. maddesinde, bu Yasa kapsamına giren personelin sayıldığı, (h) bendinde de, yukarıdaki bentlerde sayılanların yaptıkları görevler veya yardımlar sebebiyle saldırıya maruz kalan eş, füru, ana, baba ve kardeşleri de kapsadığı kuralına yer verilmiştir.

 

Adı geçen Kanunun 10. maddesine dayanılarak çıkarılan “Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik”in 2. maddesinde de, Yönetmelik kapsamına giren personel sayıldıktan sonra, söz konusu Yönetmeliğin, Yönetmelikte belirtilen personelin bu görev ve yardımlarından dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımlar nedeniyle ya da, devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde Kanunda belirtilen hak sahiplerine verilecek nakdi tazminat ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıkların, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminat ile bağlanacak aylığın, yaralanmaları halinde ise kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını düzenlediği belirtilmiştir.

 

2330 sayılı Yasa ve anılan yasanın verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan yönetmelikle, ilgililerin nakdi tazminattan yararlandırılmaları için bir başvuru şartı veya başvuru süresi öngörülmediğinden, Borçlar Kanunu’nda belirlenen on yıllık genel zamanaşımı süresinde yapılacak başvurular üzerine tesis edilecek işlemlerin tebliğini izleyen günden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenen idari dava açma süresi içinde dava açılması gerekmektedir.

 

Dosyanın incelenmesinden; İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 26.04.2013 tarihli ve 2135 sayılı yazısı ile Şırnak Valiliği’nden ilgililerin mirasçıları veya kendileri tarafından olay tarihinden itibaren on yıllık sürede yapılmış bir başvurunun olup olmadığının sorulması üzerine Güçlükonak Kaymakamlığı’nın 07.06.2013 tarihli ve 507 sayılı ve Eruh İlçe Jandarma Komutanlığı’nın 25.05.2013 tarihli ve 19201269-13 sayılı yazıları ile ilgililerin mirasçıları veya kendileri tarafından olay tarihinden itibaren on yıllık sürede 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat talebiyle yapılmış bir başvurunun olmadığının bildirildiği görülmekte olup, bu haliyle 21.05.1992 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle davacılar tarafından nakdi tazminat ödenmesi istemiyle on yıllık zamanaşımı süresinde davalı idareye başvuruda bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

 

Bu durumda, on yıllık genel zamanaşımı süresinde başvuruda bulunup, bu süre içinde açılmadığı anlaşılan davanın idare mahkemesince zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA; dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?