Dolandırıcılık Suçu

kayseri ceza avukatı

Dolandırıcılık suçu, mal varlığına karşı işlenen bir suç olup, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olacak şekilde failin veya başkasının, haksız bir yarar sağlamasıdır. Dolandırıcılık suçunu diğer malvarlığına karşı işlenen suç tiplerinden farklı kılan, aldatma temeline dayanan bir suç olmasıdır. Hileli davranışlarla kişinin iradesi sakatlanmaktadır. Bu nedenle dolandırıcılık suçuyla korunan hukuki yarar kişinin malvarlığı değerleri ve irade özgürlüğüdür.

 

SUÇUN MADDİ UNSURU

 

- FAİL 

 

Herhangi bir gerçek kişi, bu suçun faili olabilir. Tüzel kişiler bu suçun faili olamamakla birlikte TCK madde 169 uyarınca, dolandırıcılık suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında, bunlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

 

Dolandırıcılık suçunun faili, hileli davranışlarda bulunan kimsedir. Hileli davranışlarda bulunan ile yarar elde eden kişi aynı olacağı gibi bu şahıslar farklıda olabilir. Dolandırıcılık suçundan yarar sağlayanın failden farklı bir kişi olması durumunda, yarar sağlayan bu kişi de iştirak hükümlerine göre bu suçtan sorumlu olacaktır.

 

Suç işleyenin kamu görevlisi olması ve kamu görevlisinin de görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, kendisine veya başkasına yarar sağlaması durumunda, dolandırıcılık suçundan değil İRTİKAP suçundan söz edilir. Ancak fail görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmadan, görevinden hiç bahsetmeden hileli hareketlerde bulunmuşsa DOLANDIRICILIK suçu oluşur.

 

- MAĞDUR

 

Suçun mağduru aldatılan kişi veya malvarlığına zarar verilen kişidir. Tüzel kişilerin aldatılması durumunda, tüzel kişi ancak suçtan zarar görebilen olacaktır. Aldatılan kimseyle malvarlığı zarar uğrayan kişi aynı olabileceği gibi farklı da olabilir.

Hileli davranışlar belirli olmayan kişilere yönelmiş olsa bile, somut olarak hileli davranışla bir kişi aldanmış, zarara uğramış ve fail bu hileli davranışla bir yarar sağlamışsa, yine dolandırıcılık suçu oluşur.

 

Mağdurun temyiz kudretinin olmaması durumunda ise, TCK madde 158. madde uyarınca “kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık” nitelikli hal olarak öngörülmüştür. Ancak fail tarafından başvurulan hareketlerin hileli hareketler olduğunu dahi algılayabilecek düzeyde yeteneğe sahip olmayan kişiler dolandırıcılık suçunun değil, HIRSIZLIK suçunun mağduru olurlar.

 

- SUÇUN KONUSU

 

Suçun konusunu ekonomik değeri olan eşyalar oluşturabileceği gibi, ekonomik değer olmayan eşyalar da, oluşturabilir.

 

- HAREKET – SONUÇ

 

Dolandırıcılık suçunun hareket unsuru, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatmaktır. Suçun tamamlanması için, bu hileli davranışlar sonucu mağdurun veya başkasının zararına olacak şekilde faile veya başkasına bir yarar sağlanması gerekmektedir.

 

SUÇUN MANEVİ UNSURU

 

Dolandırıcılık suçu kasıtlı bir suçtur. Kastın varlığı için failin sadece hile oluşturan davranışı istemiş olması yeterli olmayıp, hile oluşturan hareketin sonucu olarak hileye maruz kalan kişinin veya başkasının malvarlığında bir eksilme meydana geldiğini, zarar gördüğünü ve buna karşılık, kendisinin veya bir başka kişinin malvarlığında artış meydana geldiğini bilmelidir.

 

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ

 

- Suçun teşebbüs aşamasında kalması mümkündür. Mağdurda bir zarar gelmemişse örneğin mağdur vermesi gereken mal veya parayı elinde olmayan nedenlerle vermemişse suç tamamlanmamış olacak ve suça teşebbüs hükümleri uygulanacaktır.

- Dolandırıcılık suçuna iştirak etmek de mümkündür. İştirak iradesi, hile oluşturan davranışın gerçekleşmesinden önce, en geç gerçekleşme anında olmalıdır.

 

KOVUŞTURMA USULÜ

 

TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılıkla, aynı yasanın 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık takibi şikayete tabi olmayan re’sen takibi gereken suçlardandır. Dolandırıcılık suçunun akrabalar arasında işlenmesi halinde suçun takibi şikayete bağlıdır.

 

YAPTIRIM

 

- Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir.

 

- Nitelikli dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde ise, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

 

- Dolandırıcılık suçunun işlenmesi nedeniyle bir tüzel kişinin yararına haksız menfaat sağlanırsa, bu tüzel kişi hakkında TCK’nın 169. maddesi uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

 

- Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

 

- Dolandırıcılık suçu işlendikten sonra suçları tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek ceza en fazla üçte iki oranında indirilir. Bu iade veya tazmin kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden evvel gerçekleştirilirse, faile verilecek ceza yarı oranda indirilir.

 

 

Dolandırıcılık suçunda mağdur veya sanık olan kişilerin iyi ve tecrübeli bir ceza avukatı ile süreci yönetmesi menfaatlerine olacaktır. Zira ağır ceza davaları karışık ve önemli davalardır. Bu sebeple profesyonel destek alınmalıdır.