Av. Arb. Utku ARSLAN
·
0 545 685 59 39
·
av.utkuarslan@gmail.com
Bize Ulaşın

Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu – Hakaret Suçu – Fotoğrafların Sahte Sosyal Medya Üzerinden Yayımlanması

KARAR ÖZETİ:
Daha önceleri katılanların bilgisi ve rızası dahilinde farklı Facebook hesaplarından yayımlandığı anlaşılan, katılanların günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdikleri resimlerin özel yaşam alanlarına ilişkin görüntüler olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulması hukuken uygun değildir.

İLGİLİ MAKALE:
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun konusu, nitelikli halleri, manevi unsurları , suçun özel görünüş şekilleri ve cezasına ilişkin hazırladığımız makaleyi incelemek için tıklayınız: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 134. Md.) 

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ
E. 2019/13100- K. 2020/3721
T. 17.6.2020

Dava, hakaret ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarına ilişkindir.

KARAR :
Dairemizin 03.07.2019 tarihli tevdi kararı uyarınca; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyizi ile ilgili olarak görüş içeren ek tebliğnamenin düzenlendiği belirlenerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sübuta, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- ) Sanık …’ın, … … isimli sahte facebook hesabı üzerinden, katılan … ile onun annesi olan katılan …’in ve katılan … ile onun kardeşi olan İlhan’ın birlikte çektirdikleri fotoğrafları, onların rızasına aykırı şekilde yayımladığı olayda;
Daha önce katılanların bilgisi ve rızası dahilinde farklı facebook hesaplarında yayımlandığı anlaşılan katılanların günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdikleri resimleri, katılanların başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyecekleri özel yaşam alanlarına ilişkin görüntüler olarak kabul edilemeyeceğinden, katılanların kişisel veri niteliğindeki resimlerini, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle sahte facebook hesabı üzerinden yayımlayan sanığın eyleminin, TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasında düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- ) Kabul ve uygulamaya göre de:
a- ) 5560 Sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 253/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince uzlaşma kapsamında olan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından dolayı soruşturma evresinde CMK’nın 253. maddesi uyarınca sanıkla şikayetçiler arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden, “…her ne kadar hakaret suçu uzlaşmaya tabi ise de; özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etme suçu uzlaşma kapsamında bulunmadığından CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca olayımızda uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı…” biçimindeki yanılgılı değerlendirme içeren iddianameyle dava açıldığı, kovuşturma evresinde de aynı Kanun’un 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hakaret ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması,
b- ) Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı temel ceza belirlenirken, uygulanan kanun maddesinin “TCK’nın 134/2” yerine “5237 Sayılı yasanın 125/1” olarak yazılması, sanığın sübut bulan hakaret suçunun yasal unsurlarının tarif edildiği TCK’nın 125/2. madde ve fıkrasının, yaptırım yönünden aynı maddenin birinci fıkrasına atıfta bulunmasından dolayı sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulanan kanun maddesinin, “TCK’nın 125/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 125/1. madde ve fıkrası” şeklinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hükmedilen cezalarda TCK’nın 43/2. madde ve fıkrası gereğince artırım yapılırken anılan madde ve fıkranın artırım oranı yönünden aynı maddenin birinci fıkrasına atıfta bulunmasından dolayı TCK’nın 43/1. madde ve fıkrasının da yazılması gerektiğinin dikkate alınmaması suretiyle CMK’nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
c- ) Hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemin, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığa tayin olunan temel cezada TCK’nın 125/4. madde ve fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak, sanık hakkında hakaret suçundan eksik ceza hükmedilmesi,
d- ) T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e- ) Hükmolunan cezaların, TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamda sanığın birden fazla mahkumiyetinin bulunması sebebiyle ilamdaki en ağır mahkumiyetinin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ :
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 Sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/ son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilerek saklı tutulmasına, 17.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Yazılar

Yorum Yaz

WeCreativez WhatsApp Support
Bilgilendirme: Avukatımız tarafından hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi durumunda, yapılan görüşmeler Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereği danışmanlık ücretine tabidir.
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?